DeutschCampus
📘 Grammatik · 24 / 24

Trennbare und untrennbare Präfixe

3 bölüm4 örnek3 sık hata
Aynı fiil farklı ön eklerle başka anlamlara gelir; bazı ön ekler ayrılır, bazıları asla ayrılmaz.

Üç grup

Ayrılmayan ön ekler hiç vurgulanmaz ve ortacı `ge-`siz yapar. Ayrılanlar vurguludur. Bazıları her ikisi de olabilir — farklı anlamlarla.

TypPräfixePartizip II
untrennbarbe-, ge-, er-, ver-, zer-, ent-, emp-, miss-bezahlt, verstanden
trennbarauf-, an-, ab-, ein-, aus-, mit-, vor-, zu-, nach-, zurück-aufgestanden, angerufen
beides möglichüber-, unter-, um-, durch-, wieder-übersetzt / umgestiegen

Anlam farkları

Bir ön ek fiili tamamen değiştirir. Bu çiftleri bilmek birçok yanlış anlamayı önler.

VerbBedeutungBeispiel
kommengelmekIch komme um acht.
ankommenvarmakDer Zug kommt um acht an.
bekommenalmak (untrennbar)Ich bekomme eine E-Mail.
stehendurmakIch stehe hier.
aufstehenkalkmakIch stehe um sechs auf.
verstehenanlamak (untrennbar)Ich verstehe dich.

Aynı ön ek, iki davranış

`über-`, `um-` ve `durch-` ön eklerinde anlam belirler: gerçek anlamda → ayrılır, mecazi anlamda → ayrılmaz.

  1. Ich steige in Bern um.Bern'de aktarma yapıyorum.trennbar, wörtlich
  2. Ich umarme dich.Sana sarılıyorum.untrennbar, übertragen
  3. Er übersetzt den Text.Metni çeviriyor.untrennbar
  4. Der Fährmann setzt uns über.Kayıkçı bizi karşıya geçiriyor.trennbar, wörtlich
Ich habe gebezahlt. Ich habe bezahlt.
Ayrılmayan fiiller ortacı `ge-`siz yapar.
Ich anrufe dich morgen. Ich rufe dich morgen an.
Ana cümlede vurgulu ön ek ayrılır.
Ich habe den Text übergesetzt. Ich habe den Text übersetzt.
`çevirmek` anlamındaki `übersetzen` ayrılmaz.

Bu dersi bitirdin mi?

Tamamladığında kenar menüde işaretlenir ve ilerlemen güncellenir.